HEMOGLOBİN MOLEKÜLÜ SONSUZ BİR İLİM VE KUDRETİN ESERİDİR

HEMOGLOBİN MOLEKÜLÜ SONSUZ BİR İLİM VE KUDRETİN ESERİDİR

6 Haziran 2022 Kapalı Yazar: MeyveDergisi

Prof. Dr. İdris MEHMETOĞLU

     Hemoglobin, kırmızı kanı taşıyan bütün canlılarda dokulara oksijen taşımakla görevli bir moleküldür. Hemoglobinin yapısı şu şekildedir: Dört tane protein zinciri, hem grubu adı verilen dört tane protein olmayan organik molekül ve dört tane demir atomundan oluşmuştur. Hemoglobinin yapısındaki protein molekülleri genetik bilgi ile düz bir zincir halinde sentezlenirler. Her bir zincir ayrı bir gen tarafından sentezlenmektedir. Sentezlendikten sonra her bir protein hücre sitoplazmasına geçer ve burada her biri ayrı ayrı kıvrılarak üç boyutlu bir yapı kazanır. Daha sonra üç boyutlu yapı kazanmış olan bu dört protein bir araya gelerek birleşirler ve böylece dört boyutlu kompleks bir yapı kazanırlar. Protein moleküllerinin sentezlendikten sonra bu yapısal değişikliği nasıl kazandıkları ve nasıl bir araya geldikleri tam olarak bilinmemektedir. Çünkü, bu yapısal şekil değişikliğini tayin eden herhangi bir genetik bilgi yoktur. Bu dört protein molekülü bir araya gelip belli bir şekil kazandıktan sonra her birinin yapısına “hem grubu” adı verilen başka bir organik molekül girmektedir. Bu hem gruplarının her birine de bir demir atomu ilave olmaktadır. Hem grupları, protein zincirlerinin cep şeklindeki oyuklarının içine girerler.

     Hem Grubu ve İçinde Demir Atomu

Bütün bu olağanüstü ve mükemmel yapıyı kazanıldıktan sonra artık hemoglobin molekülü oksijen taşımaya hazırdır. Her bir hemoglobin molekülü aynı anda dört tane oksijen molekülü taşımaktadır. Hemoglobin akciğerlere geldiğinde oksijeni yakalar ve dokulara taşır. Bütün bu olağanüstü yapının tesadüfen olması mümkün değildir. Aksine, kanlarında hemoglobin molekülü bulunan bütün canlıların aynı yaratıcının eseri olduğunu göstermektedir. Hemoglobinin oksijene olan ilgisi o kadar fazladır ki oksijenle temas edip ilk oksijen molekülü bağlandıktan sonra diğer oksijen moleküllerinin bağlanması hızlanır. Böylece, dört tane hemoglobin molekülünü süratle yakalayarak dokulara götürür. Dokularda hemoglobini bıraktıktan sonra boş dönmez. Aksine, bu sefer dokulardan açığa çıkmış olan karbon dioksiti tutarak tekrar akciğerlere getirir ve oradan nefesle dışarı atılmasını sağlar. Hemoglobin, eritrosit denilen kırmızı kan hücrelerinde bulunmaktadır. Bir milimetre küp kanda yaklaşık 5 milyon eritrosit bulunmaktadır. Hemoglobin sürekli yapılıp yıkılan ve yeniden yapılan bir moleküldür. Yani, sürekli bir kontrol altında yapılıp yıkılmaktadır. Bütün canlıların hemoglobin molekülü sayılsa sonsuza yakın bir rakam çıkar. Ve bu sonsuz sayılabilecek sayıdaki moleküller sürekli yapılıp yıkılmaktadır. O halde bu sonsuz faaliyeti yürüten ancak sonsuz kudret ve ilim sahibi biri olabilir başka olamaz. Çünkü, dünyada mevcut bütün bilim adamları bir araya gelseler ve dünyanın en gelişmiş laboratuvarlarında yıllarca çalışsalar bir hemoglobin molekülünü yapamazlar. Yıkılan hemoglobin molekülün enkazları çok dikkatli bir şekilde saklanmakta ve yeni bir molekülün sentezi için yeniden kullanılmaktadır. İnsan dahil, hiçbir canlı hemoglobinin bu sürekli yapılıp yıkılma olayının farkında değildir. O halde bu çok hayati olayı gerçekleştiren, bütün canlıları bilen ve üzerlerinde sürekli tasarruf eden biri vardır. Şüphesiz, O da bütün canlıların her şeyini bilen ve her ihtiyacını karşılayan sonsuz kudret, ilim, şefkat ve rahmet sahibi olan Allah’tır (c.c). Hemoglobinin yapısına giren hem grupları genetik bilgi dışında hücre içinde başka kimyasal reaksiyonlarla sentezlenmektedir. Demir molekülünün hem gruplarının yapısına girişini sağlayan herhangi bir genetik bilgi yoktur. Hemoglobinin hücrelere oksijen taşıması için demirin oksijenle reaksiyonunu çok iyi bilen bir kimya bilgisi gereklidir. Bu bilginin de akılsız ve şuursuz hücrelerde bulunmadığı gayet açıktır.

O halde hemoglobin molekülünü yapan canlıların oksijen ihtiyacını bilen biri olabilir başka olamaz. Ayrıca, hemoglobini yapan dünya etrafındaki atmosferi yapan olmalıdır. Çünkü, hemoglobin dokulara taşıdığı oksijeni atmosferden almaktadır. O halde atmosferin sahibi kimse hemoglobinin ve hemoglobin taşıyan bütün canlıların yaratıcısı da odur.