ARAŞTIRMA

KİŞİSEL GELİŞİMDEN İNSAN-I KÂMİL’E YOLCULUK

KİŞİSEL GELİŞİMDEN İNSAN-I KÂMİL’E YOLCULUK
Nuri NURULLAH
Kişisel gelişime olan merakım dolayısıyla eğitimlerine katıldım. Bu konuda NLP Başlangıç, Pratisyener ve Master Pratisyener sertifikalarını aldım. Eğitimler sırasında anlatılan konuların, verilmeye çalışılan düşüncelerin çoğunun, Kuran’dan ve Hadis-i Şeriflerden beslenen İslâm âlimlerinin düşünceleri ile uyumlu olduğunu gördüm. Bu durumu eğitmenimize söylediğimim de, o da kendi eğitim döneminden bir hatıra ile cevap verdi. Şöyle ki, eğitmenimin kendi katıldığı kursa Amerika’dan NLP’nin ünlü eğitmenlerindenDr.WyattWoodsmallkatılıyor. Kursiyerlerden birisi “hocam bu anlattıklarınızın çoğu bizim İslam kültür ve geleneğimizde var” diyor. Dr. WyattWoodsmall, “Evet biliyoruz ve biz o kaynaklardan çok faydalanıyoruz. Fakat sizlerin çoğunluğu bilmediği için size tekrar satıyoruz” şeklinde cevap veriyor.
Daha sonraki bir araştırmamda Dr. WyattWoodsmall’ un Müslüman olduğuna ilişkin internette bir habere rastladım. Bu haberi kısaca aktarıyorum:
Türkiye’de çok yakından tanınan dünyaca ünlü kişisel gelişim uzmanı Dr. WyattWoodsmall İslam’ı seçti. Uluslararası Nöro-Linguistik Programlama Eğitmenleri Derneği (INLPTA)’nin kurucusu, başkanı ve dünyanın ilk NLP uzmanı Dr. WyattWoodsmall Müslüman oldu. Dünyaca ünlü kişisel gelişim uzmanı Amerikalı Dr. Woodsmall, Bahreyn’de katıldığı bir seminerde İslam’ı seçtiğini ilan etti.Bahreyn’de düzenlenen kişisel gelişim seminerinde sunumunu yapmak için kürsüye çıkan Woodsmall, “Uzun yıllardır yaptığım araştırmalar ve gözlemler sonunda beni İslam’ı seçmeye ulaştırdı” dedi. Woodsmall ardından herkesin huzurunda, “Bende sizdenim yani Müslümanın; Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve EşhedüenneMuhammedenResûlullah” diyerek kelime-i Şahadet getirdi. Woodsmall açıklamasının ardından körfez ülkelerinden programa katılan tüm kişisel gelişim uzmanları tarafından tebrik edildi.

Yapmış olduğum bazı inceleme ve araştırmalardan sonra; Batı medeniyeti veya Avrupa’nın insanların dünya hayatında ve bireysel mutluluk idealinden yola çıkarak “Kişisel Gelişim” kavramını ortaya çıkardıkları kanaatine ulaştım. Oysa İslam âlimleri, İslam’ın insanların hem dünya hem de ahirette mutlu olmalarını sağlayacak bir din olmasından yola çıkarak “İnsan-ı Kamil” kavramına ulaştıklarına kanaat getirdim. Bu nedenle kişisel gelişim bilgilerinin olduğu gibi reddedilmesini doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum. Netice itibariyle kişisel gelişim konusundaki öğretilenlerin çoğu diğer bilimlerden faydalanılarak üretilen birer tekniktir. Teknik tek başına ne iyi ne de kötü olarak nitelendirilemez. Tıpkı dinamitin demiryolu yapımında çalışan işçilerin kayaları parçalarken yorulmamaları, zorlanmamaları için iyi niyetli kullanımı gibi. Bunun aksine Amerika’da yıllarca dinamit tiren soygunu yapmak için demir yollarını tahrip etmede kullanılmıştır. Bu örnekte de olduğu gibi teknikte iyi/kötü ayrımının ölçütünü büyük oranda kullanış gayesi belirlemektedir. Bu nedenle kişisel gelişim bilgileri de “İslam inanç ve ahlak esasları”nın süzgecinden geçirilerek kullanılmasında fayda vardır. Neticede insanların bazı sorunlarına çözüm üreterek mutlu olmalarını sağlamak bir faydadır. Bu durum, Peygamberimiz (sav); “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” sözü ile uygun düşmektedir.
Gençlerimize kişisel gelişim bilgileri aktarılırken Amerika ve Avrupa’dan olduğu gibi alınıp tercüme edilerek aktarılmamalıdır. Eğiticilerimiz tıpkı merada yayılıp, çok farklı yeşillik çeşitlerini yiyen, ama kuzusuna bunu hazmedilmiş bir süt olarak veren bir koyun gibi olmalıdır. Bu anlayış çerçevesine uygun, internete konan bir kişisel gelişim videosu dikkatimi çekti. Bu videonun (https://www.youtube.com/watch?v=tIZKfnLfhDE) anlatımını yazılı bir örnek olarak paylaşmayı faydalı görmekteyim.
“Zinciri kırma!” bu ünlü bir metodun ismi. Bu metotta kendinize günlük veya haftalık hedefler belirliyorsunuz. Hedefinize ulaştığınız günlere çarpı atmaya başlıyorsunuz. Bu çarpılarla bir zincir yapıyorsunuz ve pes etmiyorsunuz! O zinciri kırmıyorsunuz. Ama bir problememiz var!
Kişisel gelişim uzmanları sürekli hedeflerimiz olması gerektiğini söylerler. Şunun gibi hani:
– “6 saatten fazla uyumayın”,
– “Bir dil öğrenin”,
– “Haftada bir kitap bitirin”,
– “Durmayın,sürekli koşun!”,
– “Hayallerinizden vazgeçmeyin!”,
– “Zinciri kırmayın!”.
Tamam. Onlara itiraz etmiyorum! Benim de bir tablom var ve her gün ona çarpılar atıyorum. Ben de pek çok hedefin peşinden koşuyorum. Sorun yok! Ama sorun ne biliyor musunuz? İşin en önemli kısmından bahsetmiyorlar!
Şimdi size basit matematiksel bir örnek vereceğim. Düşünün ki sayılar topluyorsunuz. Mesela bu seneye kadar topladığınız sayılar, 35 olmuş olsun ve bu seneden başlıyorsunuz. Mesela bu sene 4 ekliyorsunuz. Seneye 8 ekliyorsunuz ve böyle gidiyor. Ve bilmediğiniz bir süre (kronometre) geriye doğru sayıyor. Süre bittiğinde yeni sayı toplamayacaksınız. Peki, toplamaya başlıyorsunuz! Hırsla topluyorsunuz. Ard arda sayılar ekliyorsunuz! Artı 6, artı 5 ve tamam “süre doldu!’’ diyorlar. Ve fark ediyorsunuz ki aslında sayıları koca bir parantezin içinde toplamışsınız ve sonunda sıfır ile çarpım var.
(35+4+8+6+5+…………) x 0 = 0
Yıllarca topladığınız o kadar sayıyı yutuyor ve sonuç SIFIR oluyor. Tabi ki hayal kırıklığına uğrarsınız… Tüm çabalarınız sıfır tarafından yutulmuştur. İçinizde bir pişmanlık doğar ve dersiniz ki: “Keşke en başta, resmin bütününü görseydim, oradaki sıfırı fark etseydim ve toplamaya başlamadan önce onu 1 ile değiştirseydim.’’ Sanırım meseleyi anladınız!

Tamam. Arkadaşlar! Bu yıl ve sonrası için tabi ki hedefleriniz olabilir. Bir dil öğrenmek, her hafta bir kitap bitirmek, aylık gelirinizi 15 bin dolara çıkarmak, 6 saatten fazla uyumamak vesaire… Tamam, ama neden? Ne için? Hedefleri tam olarak ne için koyuyoruz? Zinciri ne uğrunda kırmıyoruz? Eğer daha rahat veya saygın bir hayat falan içinse, unutmayın ki bütün bunlar ölüm ile sıfırlanacak. Ölüm hepsini yutup sıfırlayacak!
– İngilizce bilen ile bilmeyen aynı seviyeye dönecek!
– Çok kazanan ile az kazanan aynı seviyeye dönecek!
– Hedeflerine ulaşan ile ulaşamayan aynı seviyeye dönecek!
Eğer sonunda ölüm her şeyi sıfırlayacaksa, hırsla daha fazla sayı toplamanın ne anlamı var? Sonunda yaşayacağın hayal kırıklığını artırır sadece! O zaman mantıklı olan, resmin bütününü en başta görmektir. Ne zaman biteceği bilinmeyen bu hayat yolculuğunda ilk işim ‘’ölümü sıfır olmaktan çıkartmak’’ olmalı! Peki… Ölümü sıfır olmaktan çıkartabilir miyim gerçekten? Yani madem her şey elimden çıkacak ve kaybolacak… Bunları sonsuza dönüştürmenin bir yolu yok mu? Yani yok mu bir sonsuzluk mührü, topladığım her şeye basayım ve diyeyim ki: “Bak bunda mühür var adamım!’’, ‘’Bunu yok edemezsin tamam mı?’’, ‘’Bunlar sonsuza kadar yaşayacak!’’ Böyle bir şeyi ancak her şeyin sahibi söyleyebilir! Ve O diyor ki: Her şey… Helak olur. Her şey… Öğrendiğiniz diller, kazandığınız paralar, okuduğunuz kitaplar… Her şey helak olup gidicidir, O’na bakan yönü hariç! Yani hayatlarımızın Yaratıcısı diyor ki: Niyetiniz Allah’a dönükse, yaptığınız iş O’nun rızası içinse o yok olmayacak cennette sonsuz hale dönüştürülecek! Yani, dil öğrenmek, her hafta bir kitap bitirmek, zengin olmak… Her şey! Eğer O’na bakıyor ve O’nun rızası içinse, üzerine sonsuzluk mührü vuruluyor! Mesela; “Bu yıl, günde 10 dakika İngilizce çalışacağım!” Ne için? Çünkü“İslam’a İngilizce alanında hizmet etmek çok önemli ve bununla Rabbimin rızasını kazanmak istiyorum!” O sıfır şimdi bire dönüştü! “Bu sene her hafta bir kitap bitireceğim!”, Neden? “Çünkü daha kültürlü biri olmanın ve İslam’a daha iyi hizmet etmenin yolu budur ve ebedi olan Rabbim bundan razı olur!” Tebrikler! O sıfır 1’e döndü! Çünkü artık şimdi senin niyetin, O’nu razı etmek! “Şirketimin cirosunu 150 bin dolara çıkarmayı hedefliyorum.” Niçin? “Çünkü bu parayı, Kur’an’ın mesajının, tüm dünyaya ulaşması için harcayacağım!” Ve Rabbimin razı olduğu yayınlar için harcayacağım. Sıfır çarpanını yok ettin! Çünkü artık, senin hedefin O’na bakıyor! Bu şekilde hayat boyu toplarız,toplarız ve ölümle son bulmaz!
(35 + 4 + 8 + 6 + 5 + ………… ) x 1 = ∞
Amellerinde Allah rızası olanlar, “ölümü öldürmüş” olurlar! Ölüm, topladıklarını sıfırlayamaz! Eğer yaptığımız iş O’nun rızası içinse, o şey fani olmaz! Belki diyebilirsiniz: “Ben O’nu o kadar çok sevmiyorum, hem O’na pek inanmıyorum da! O zaman nasıl her şeyi O’nun rızası için yapabilirim ki? O’nun kim olduğunu bile bilmiyorum! Değerli kardeşim! İşte problem tam da bu! O’nun kim olduğunu bile bilmiyorum!
Aslında bizim hayattaki ilk işimiz: “O’nu tanımak!” İlk adım bu… O’nu ne kadar çok tanırsan o kadar çok seversin ve ne kadar çok seversen, o kadar amellerinde O’nun rızasını amaçlarsın. O zaman tanı O’nu! Seni kim yarattı? Senden ne istiyor? Neden her gün sana milyonlarca nimet veriyor? Oku! Keşfet! Sıfırı 1’e döndürmek, hayat boyu bir süreçtir. Eksik olduğun yerden başla ve düzeltmeye çalış. Uzmanların dediği gibi; Zinciri kırma. Ama zinciri O’nun rızası için koru! Koş! Ama ebediyeti kazanmak için koş. O bilinmez süre azalıyor! ve toplamaya başlamadan önce ilk yapman gereken, o sıfırı yok etmek! Yoksa topladığın her şey, yutulacak! “Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, karşılığında Cenneti vermek üzere satın almıştır.”(K.Kerim, Tevbe Suresi: 111).

Popüler İçerikler

To Top